Uluslararası gözlemcilerden fırsat eşitliği uyarısı

Türkiye’de yapılan seçimleri takip eden Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) ile Avrupa Birliği (AB) Konseyi gözlemcilerinin koordinatörü Michael Link, 14 Mayıs’ta gerçekleştirilen milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde parti ve adayların medyada eşit ölçütlerde yer almamasını eleştirdi. 

Cumhurbaşkanı adaylarından hiçbirinin yüzde 50’nin üzerinde oy alamaması nedeniyle 28 Mayıs’ta tekrarlanacak seçimleri de izleyeceklerini kaydeden Alman siyasetçi Link, 28 Mayıs’ta Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarışacağı ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylar arasında fırsat eşitliğinin sağlanması çağrısında bulundu.

Link, Almanya’da yayınlanan Tagesspiegel gazetesine verdiği demeçte, Hükümet tarafının ilk tur öncesinde medyada çok daha fazla görünür olduğunu ve bu “hatanın” tekrarlanmaması gerektiğini dile getirdi.

Seçimin ilk turunda bazı usulsüzlükler yaşandığını, ancak bunların seçim gününden çok seçim kampanyası esnasında görüldüğünü ifade eden Michael Link, “Bu seçim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın medyada çok baskın bir üstünlükle yer almasıyla karakterize oldu. Muhalefetin adayı Kemal Kılıçdaroğlu ise basında görünmekte büyük problemler yaşadı. Göründüğü zaman da çoğunlukla bu olumsuz haberlerle oldu” dedi.

YSK’ya eleştiri

Koordinasyonunu yaptığı gözlemci heyetinin, oyların sayılmasında, “manipülasyon ya da sahtecilik” anlamında bir yanlışa şahit olmadığını belirten Link, diğer yandan Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), “hiç şeffaf olmayan sonuçları açıklama biçiminin” değişmesi gerektiğini vurguladı.

Alman ZDF televizyonunda Pazartesi akşamı yayınlanan “heute journal” isimli haber programına da katılan Michael Link, burada yaptığı açıklamada da, “Türkiye’de kökleri çok derin olan bir demokrasi duygusu ve bu duyguyu gerçek anlamda yaşama hissi var” diyerek, “Bu durum Türkiye’yi demokrasi açısından Rusya ve Belarus gibi, gerçekten hileli seçimlerin olduğu devletlerden açıkça ayırıyor” ifadelerini kullandı.

AGİT, kendi görev tanımına göre seçim süreçlerini “Ne derecede eşitlik, evrensellik, siyasi çoğulculuk, güven, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ile geçildiğini ve temel özgürlüklere ne ölçüde saygı gösterildiğini değerlendirmek için” takip ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir